Perakende Ofisi yeniden!

2008-2009 yıllarında sektörün ilk programı olan Perakende Ofisi, sektörümüzün tek kanalı Perakende.TV'de yayına başladı.

Birinci bölüm : http://www.perakende.tv/Video.Aspx?id=1166
İkinci bölüm : http://www.perakende.tv/Video.Aspx?id=1165
Üçüncü bölüm : http://www.perakende.tv/Video.Aspx?id=1164

Dostluk satılan dükkan

"Benim yaşamım çok tekdüze" diye anlatmaya başladı. "Ben tavuk avlıyorum, insanlar da beni. Bütün tavuklar birbirine benziyor, bütün insanlar da… Bu yüzden çok sıkılıyorum. Ama beni evcilleştirirsen, yaşamıma güneş doğmuş gibi olacak. ...Tilki uzun bir süre Küçük Prens’e baktı. Sonra da, "Lütfen… Evcilleştir beni!" dedi. "Çok isterim" dedi Küçük Prens, "Ama burada çok kalamayacağım. Bulmam gereken yeni dostlar ve anlamam gereken çok şey var." "İnsan ancak evcilleştirirse anlar" dedi tilki. "İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkanlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkan olmadığı için dostları yok artık. Eğer dost istiyorsan, beni evcilleştir."

Bırak müşteri evcilleştirsin
CarrefourSa Kozyatağı Starbucks’ta oturuyorum. Arkamda dört kişilik, görece genç arkadaş grubu. Birbirleri ile -Starbucks mağazalarının sadık müşterileri için sunduğu- ücretsiz kuponu neden Mustafa’nın alacağını sorguluyorlar. Yarı ciddi yarı şaka sohbet devam ederken, söz konusu kuponun kendisinin hakkı olduğunu, masadakilerden birine şöyle anlatıyordu Mustafa: “Mesela, barista sana ‘İsminiz neydi?’ dediğinde, sen ‘Osman’ dersin ve o bardağa bunu yazar. Ama ben ‘Osman’ dediğimde, güler. Çünkü ismimin Osman olmadığını, Mustafa olduğunu bilir...”

Starbucks şöyle diyor: Müşteri ayrışmak istiyor. Zaten bana kendi farkıyla; yani adıyla, soyadıyla geliyor. En azından bunu öğrenmemi bekliyor. O, benim evcilleşmemi istiyor, evcilleştiren olmak istiyor. Ben de zaman içinde evcilleşiyorum. Önce yüzünü tanıyorum, sonra adını öğreniyorum, ardından hangi sıklıkta, hangi kahveyi içtiği bilgisini ediniyorum. Bunlar da ona yetiyor.

“Seni evcilleştirmek için ne yapmalıyım?” diye sordu Küçük Prens.
“Çok sabırlı olmalısın” dedi tilki. “Önce karşıma, şöyle uzağa, çimenlerin üstüne oturacaksın. Gözümün ucuyla sana bakacağım, ama bir şey söylemeyeceksin. Sözler, yanlış anlamaların kaynağıdır. Her gün biraz daha yakınıma oturacaksın...”

Starbucks’ta yaşadığım bu deneyimi, epeydir paylaşmak istiyordum. MAPIC Fuarı organizasyonu için Fransa’ya giderken, yanıma Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens’ini de aldım. Yeniden okudum, kendi vatanında. Hatta evimizin en küçüğünün kütüphanesi için de Fransızcasını temin ettim. Kitabın sayfalarında dolaşırken, iki konu zihnimde birleşti. Sonuç, kendi bildiğinizi okumayın, bırakın müşteri sizi evcilleştirsin. Böylelikle size karşı sorumluluk duyacaktır. (Gülünden sorumlu olacaktır.)

21.11.2009, Bursa Hakimiyet

Aşk'ın "Şems" karakterinden 10 altın iş kuralı



Elif Şafak'ın 'Aşk' isimli kitabını okudum geçtiğimiz hafta. Yazarın, Ella ve Aziz'in aşkını Şems ve Mevlana üzerinden paylaşması, dünyevi aşkı ilahi aşka atıflarla şekillendirmesi; keyifle okunabilen bir romanı, dersler çıkarılacak bir kaynak kitaba dönüştürmüş.

Aşk'ın en önemli kahramanlarından biri olan Şems'in "kırk kuralı"ndan alınacak çokça ders var. Bunlar arasından, iş dünyası için de geçerli olabilecek "on kuralı" sizinle paylaşmak istedim.

1. Etkin iletişim kur
Şems, Altıncı Kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu, dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

2. Sabırlı ol
Şems, Dokuzuncu Kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları, sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

3. Değişim istiyorsan, zor olacağını baştan kabul et
Şems, Onbirinci Kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Senden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
Şems, Ondördüncü Kural: Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun, hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

4. Harekete geç
Şems, Yirminci Kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek, beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

5. Farklılıkları anla ve saygı göster
Şems, Yirmibirinci Kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpa tıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

6. Düşünce ve eylemde aşırılığa kaçma
Şems, Yirmiüçüncü Kural: Yaşadığımız hayat, elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi, oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi, eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde…

7. Yalnızca yaşadığın anın önemli olduğunu unutma
Şems, Yirmisekizinci Kural: Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi, daima şu anın hakikatini yaşar.

8. Bireyselliğini önemse
Şems, Yirmidokuzuncu Kural: Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "Ne yapalım, kaderimiz böyle"deyip boyun bükmek, cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin ne de hayat karşısında çaresizsin.

9. Asla vazgeçme, kendini yenile
Şems, Otuzsekizinci Kural: "Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?" diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpa tıp tekrarıysa, yazık! Her an, her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.

10. Bütünü gör ve kendini muhteşem akışa bırak
Şems, Otuzdokuzuncu Kural: Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz. Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.

Tüm bunların üstüne, bir kural da benden olsun.
11. Yüzünüz hep gülsün.